Petrol fiyatları haftaya baskı altında girerken, Brent petrol 60 dolar bandında dalgalanmayı sürdürüyor. Piyasada iki ana başlık öne çıkıyor: Rusya-Ukrayna hattında barış görüşmelerine dair iyimserlik ve Çin’den gelen zayıf ekonomik veriler.
Barış beklentisi, yaptırımların gevşeme ihtimaliyle birlikte küresel arz tarafında “rahatlama” senaryosunu güçlendiriyor. Bu da, son dönemde konuşulan arz fazlası (oversupply) endişelerini yeniden gündeme taşıyor. Öte yandan Çin tarafındaki yavaşlama sinyalleri, talep görünümüne dair soru işaretlerini artırarak fiyatlar üzerinde ek baskı oluşturuyor.
GCM Yatırım’ın 15 Aralık tarihli değerlendirmelerinde de, petrol vadeli işlemlerinde gün içi kazanımların geri verildiği ve önceki haftalardan gelen “aşırı arz” temasının etkisini koruduğu vurgulanmıştı. Aynı notlarda, Ukrayna-Rusya diplomasisi ile Rus petrol sahalarına yönelik saldırıların da yakından izlendiği belirtiliyor.
Teknik görünüm tarafında izlenen başlıklar da net: Kısa vadede 57,50–58,00 bölgesi önemli bir eşik olarak öne çıkarken, bu bölgenin altında kalıcılık halinde aşağı yönlü seyrin güçlenebileceği; 57,00 ve 56,50 seviyelerinin takip edilebileceği ifade ediliyor.
Önümüzdeki günlerde petrol tarafında fiyatlamaları etkileyebilecek ana gündem maddeleri:
- Rusya-Ukrayna diplomasisinde somut ilerleme olup olmayacağı
- Küresel arz artışı ve olası arz fazlası beklentileri
- Çin’den gelecek yeni veri akışı ve talep görünümü
- ABD kaynaklı enerji gündemi (stok verileri ve olası yaptırım/jeopolitik başlıklar)
Özetle, petrol fiyatları 60 dolar bandında yön ararken; jeopolitik haber akışı ve küresel talep sinyalleri, kısa vadeli dalgalanmayı belirleyen temel faktörler olmaya devam ediyor.
