İspanya ile Türkiye arasında, İspanya Hava ve Uzay Kuvvetleri’nin ileri seviye pilot eğitim ihtiyacını karşılamak üzere 30 adet HÜRJET jet eğitim uçağını kapsayan anlaşma resmileşti. Programın dikkat çeken tarafı yalnızca uçak tedariki değil; Airbus’ın liderliğinde “savaş pilotu eğitimini” uçaktan simülasyona, bakım altyapısından uzun dönem işletmeye kadar bütünleyen yeni bir sistemin kurulacak olması.
Anlaşmanın büyüklüğü için uluslararası kaynaklarda yaklaşık 2,6 milyar avro, bazı haberlerde ise 2,4 milyar avro bandı telaffuz ediliyor. Bu fark, paketin sadece “uçak” değil; eğitim mimarisi, bakım altyapısı ve uzun dönem destek kalemlerini de içermesiyle ilişkilendiriliyor. Net olan kısım şu: İspanya, F-5 eğitim filosunun yerini alacak yeni nesil bir “entegre ileri eğitim” yaklaşımına geçiyor ve bu omurgada HÜRJET platformu yer alıyor.
Airbus’ın duyurusuna göre İspanya Savunma Bakanlığı, Airbus Defence and Space’i yeni “Combat Integrated Training System (ITS-C)” programının lideri olarak seçti. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) ise HÜRJET’in üreticisi olarak programın ana aktörlerinden biri. Hedef; İspanyol savaş pilotlarının ileri eğitim sürecini uçuş, yer eğitimi ve simülasyon katmanlarıyla tek bir çatı altında kapsamak ve mevcut F-5 filosunu kademeli biçimde ikame etmek.
Programın kapsamı neleri içeriyor?
- 30 adet HÜRJET’in tedariki
- Uçakların “İspanyol içerik” gereksinimlerine göre dönüştürülmesi
- İspanya’da bir “Aircraft Conversion Centre” (uçak dönüşüm merkezi) kurulması
- Talavera la Real Hava Üssü’ndeki (Extremadura) eğitim merkezinin yenilenmesi
- Aynı üs üzerinden entegre işletme/bakım hizmetleri ve yer destek paketi
Teslimat takvimi de iki aşamalı kurgulanmış durumda. Airbus, ilk aşamada 30 uçağın “ilk konfigürasyon” ile 2028 ve 2029 boyunca sertifikasyon ve teslim süreçlerinden geçeceğini belirtiyor. İkinci aşamada ise 30 uçağın ulusal (İspanyol) içerikle dönüştürülmesi ve bunun 2031’in ikinci yarısından 2035’e kadar kademeli teslimlerle tamamlanması planlanıyor. İlk iki dönüşümün Airbus’ın Getafe tesislerinde yapılacağı, kalan 28 uçağın ise İspanya’da kurulacak dönüşüm merkezinde gerçekleştirileceği bilgisi özellikle kritik: Bu, işin yalnız alım değil, aynı zamanda sanayi katılımı ve sürdürülebilir kabiliyet inşası tarafını büyütüyor.
Reuters’ın aktardığı çerçevede Türkiye tarafı, anlaşmanın 2028’den başlayarak uzun bir döneme yayılacağını; sadece uçak ihracatı değil “entegre eğitim mimarisi, bakım altyapısı ve uzun dönem operasyonel destek” başlıklarını da içerdiğini vurguluyor. Bu da “HÜRJET neden önemli?” sorusuna tek cümlelik yanıt veriyor: İhracat artık sadece platform satışı değil; eğitim ekosistemi ve süreklilik satışı.
Bu gelişme Türkiye açısından ne anlama geliyor?
Birincisi, jet sınıfında ihracat başlığının “paket” mantığıyla büyümesi demek. İkincisi, TUSAŞ-Airbus iş birliğinin sadece üretim değil; sertifikasyon, dönüşüm ve eğitim altyapısı gibi yüksek katma değerli alanlara doğru genişlemesi demek. Üçüncüsü ise İspanya gibi NATO üyesi bir ülkenin, pilot eğitimini modernize ederken HÜRJET’i merkez almasının, benzer ihtiyaçları olan diğer ülkelerin radarına girebilecek bir referans oluşturması demek.
Mini SSS
- “İspanya’da dönüşüm” ne demek?
Uçağın görev-eğitim sistemleri, bazı aviyonik bileşenleri ve eğitim altyapısıyla birlikte İspanya’nın ihtiyacına göre uyarlanması. - Teslimatlar ne zaman başlıyor?
Planlamaya göre 2028–2029 döneminde ilk konfigürasyon teslimleri; 2031–2035 döneminde ulusal içerikli dönüşüm teslimleri. - Bu sadece uçak alımı mı?
Hayır; simülasyon, yer eğitimi, bakım/işletme hizmetleri ve altyapı modernizasyonu da paketin parçası.
Özetle: İspanya’nın HÜRJET tercihi, “30 uçak” manşetinin ötesinde, Airbus liderliğinde kurulacak ITS-C ile birlikte pilot eğitim zincirinin baştan aşağı yeniden tasarlanması anlamına geliyor.



